ANTALYA SAHİPSİZ DEĞİLMİŞ!
20 Şubat 2025 Perşembe 11:06
Dün Lara Bölgesinde yaklaşık 20 gündür iş makinaları ile plaja dalan kimliği belirsiz kişilerin kumları kamyonlara yükleyerek götürmeleri üzerine bir yazı kaleme aldım.
İlk cevap Antalya Büyükşehir belediyesinden geldi. Belediye zabıta ekipleri olay yerinde yaptıkları incelemede Turizm Bakanlığına bağlı ekiplerin çalışma yaptığını tespit ediyorlar. Ellerinde Turizm Bakanlığından alınmış “Plaj düzenleme” izinleri göstermişler.
Zaten araçlar da Turizm bakanlığına aitmiş!
Ardından Muratpaşa Kaymakamlığından ikinci cevap geldi.
Muratpaşa Kaymakamımız Sayın İhsan Kara’nın yaptığı açıklama aynen şöyle: “Bahsi geçen olayın İlçe Emniyet Müdürlüğümüz tarafından 11 Şubat 2025 tarihinde yerinde araştırıldığı, o tarihte;Lara Caddesi üzerinde bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait olduğu tespit edilen Plajda Bakanlığa ait olduğu belirlenen; iş makinalarıyla plaj düzenleme çalışması yapıldığı, personelin görev ve belgelerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu gün 19 Şubat 2025 itibarıyla tekraren yapılan kontrolde çalışmaların sonlandırıldığı, devam eden bir çalışma bulunmadığı hususu yerinde görülmüş ve tespit edilmiştir”
3. ve en önemli açıklama Ankara’dan geldi.
Turizm Bakanlığı Sahil ve plajlardan sorumlu Kaan Gökbulut, telefonla arayarak işin aslını astarını çok güzel bir şekilde açıkladı.
Kısa adı TURAŞ olan Kültür ve Turizm Bakanlığına ait Turizm ve Ticaret A.Ş.’nin Lara bölgesinde bakanlık şirketine tahsisli plajlarda mavi bayrak için başvuru yapabilmek için temizlik ve düzenleme yapılıyormuş.
Öncelikle daha önce 5 numaralı plajın olduğu bölgede eski, paslanmış iskele kalıntılarını kaldırmışlar.
Ardından bazı plajlar yıkıldıktan sonra ortaya çıkan beton, hafriyat v.s çoğunu tesisler TURAŞ’a tahsis edilmeden önce kumu açıp içine gömüldüğü için kış aylarında fırtınalar nedeniyle bunlar ortaya çıkmış.
Yine devam eden fırtınalar nedeniyle nerde ne kadar pislik varsa plaja dolmuş.
Geçtiğimiz yıl turizm sezonunda bu hafriyat, iskele kalıntıları nedeniyle birkaç ufak yaralanmalar da olunca bu yıl turizm sezonu başlamadan temizlik yapmak istemişler.
Ağaçların budanmasından, inşaat hafriyatlarının kaldırılmasına, küflenmiş, paslanmış yarı yerinden kırılmış iskele kalıntıları, elektrik kabloları ne varsa temizlenmiş.
Elbette bu sırada inşaat hafriyatı ve benzeri atıkları yüklerken elbette arada kumlarda gidebiliyor. Koca koca inşaat betonlarını insan gücüyle kaldırmanın imkanı yok.
Her neyse, Kültür ve Turizm Bakanlığı TURAŞ Sorumlusu Kaan Gökbulut’un gönderdiği hafriyat ve atıklarla ilgili fotoğrafları da buraya koyuyorum.
Bu arada Sayın Kaan Gökbulut, bir Antalya’lı olarak hassasiyetimizden dolayı bize teşekkür etti. “Devletimiz gerekli çalışmaları yaparken insanız elbette, hata yapabiliriz. Her bölgede kentini koruyup kollayanların bizim yapabileceğimiz yanlışları görüp uyarması bizim için çok değerli. Bölge insanın bulunduğu bölgeye önce kendisinin sahip çıkması kültürel mirasımız için çok önemli” dedi.
Arkadaşlar dün yazdığım “Yağmalanıyor” diye başlık atarak yazdığım yazının aslı bu şekildeymiş.
Yazımın hemen ardından büyük bir hassasiyet ve duyarlılıkla olayı açığa çıkartıp, hem kamuoyunda, hem de bizlerde yanlış algının oluşmasını engelleyen hem Muratpaşa Kaymakamımız İhsan Kara beyefendiye, hem de olaya müdahale eden Antalya Valimiz Hulusi Şahin’e teşekkür ediyorum.
Antalya sahipsiz değilmiş!
NOT: Dün yazımı kaleme alırken, ‘Varlığıyla, yokluğu fark edilmeyen Muratpaşa Kaymakamı’ diye bahsederken karşımdaki kişini ne kadar incitebileceğimi hesaplamamışım. Muratpaşa Kaymakamlık görevine başlayan değerli devlet insanı İhsan Kara beyefendiyi bu konuda üzdüğüm için özür dilerim.
Ayrıca bazen yazı yazarken yazının şehvetine kapılıyor insan.
Bundan birkaç yıl önce o dönem görevde olan bir kaymakamın eşinin, Muratpaşa Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünden lojmana gönderilen temizlikçileri beğenmemesinden dolayı biraz fevaran etmişti. Bu olaydan yola çıkarak ‘Lojmanı hala Muratpaşa Belediyesinin temizlik elemanları mı temizliyor?” diye yazmıştım.
Değerli Kaymakamımız “Buna cevap vermeye bile hicap duyarım” diyerek bana güzel bir nezaket dersi vermiş oldu.
Sayın Kaymakamımız İhsan Kara ve değerli eşini de rencide ettiğim için hem kendisinden, hem eşinden özür dilerim.